Uyarı: Yazıyı okumaya başlamadan önce çocukları etrafınızdan uzak tutmanızı ve eğer hiç 500T’de yolculuk etmediyseniz okumamanızı öneririm.
Güzergah bilgisi: Şifa Mahallesi (Tuzla) - Topkapı
Geç saatte yatmış olmamın uykusuzluğu ile yeni bir sabaha uyanmıştım. Hastaneye gitmem gerekti ve yol gözümde ne kadar büyüyordu bilemezsiniz... Aslında beni telaşlandıran yol değil nadirende olsa eve geç dönmek zorunda olduğum zamanlarda yolculuk ettiğim “o otobüstü”. El yüz yıkama faslından sonra giyinmiş, hafif makyaj ve hemen üstüne yola çıkmıştım. Yürürken her defasında olduğum gibi “ 500T’de beni neler bekliyor acaba?” sorusunu kendime sormakla sormamak arasında gidip gelmiş daha fazla büyütmeden konuyu kendi içimde askıya almıştım... (ki) derken işte bahsetiğim “o otobüs” geldi...
Hızlıca kendimi otobüse attım... Her ‘500T’de olduğu gibi içerisi havasız, kalabalık ve kuru gürültü mevcuttu. “Ezilme tehlikesi"nin başgösterdiği iş saatlerinde inanılmaz ama kendime oturacak yer bulmuştum. Şoförün arka koltuğu tabii muavininde tam karşısı. Bu durum bende yer bulmanın “sevinci” ama “muavine yakın olmamın” verdiği tedirğinliği hissettirmişti (ki) 500T’ye binen her “insan evledı” tedirgin olur :)
Haklı çıkmamak için hiç bir nedenim yokken işte başlıyoruz: Otobüste başkasının pasosunu (bilmeyerek) kullanmış bir adam ve bunun farkına varan muavin arasında başlayan gerginlik. “Haydaa, bu da nereden çıktı şimdi sabah sabah?”diyen yorgun gözlere gözlerim çarparken, kulağım dinlemede:
Yolcu: Valla bilerek kullanmadım başkasının pasosu bu... Kullan dedi akşam geri verecektim, bilsem yapar mıyım?
Muavin: Yaa gardeeeşim başkasının pasosunu kullanamazsın. Şimdi git belediyeye cezanı öde al pasonu. 400 TL ödüyeceksin. Yok paso! Banane kullanmsaydın. Yok Paso!
Yolcu: Valla bilmiyorum. Çocuğada ayıp olacak. Benim cebimde 5 TL para var. Bir daha kullanmam n’olur verseniz.
Muavin (5-6 kez tekrarlama): Yaa gardeeeşim başkasının pasosunu kullanamazsın. Şimdi git belediyeye cezanı öde al pasonu. 400 TL ödüyeceksin. Yok paso! Banane kullanmsaydın. Yok Paso!
...
Kafamdan filler geçerken ve olaya başka şahıslarında dahil olmasıyla tartışma dahada büyümüştü.
Başka yolcular korusu: Versene adamın pasosunu bak bilerek yapmamış, parası yokmuş zaten, ne diye uzatıyorsun . Ver gitsin...
Muavinin ise“Ya ne karışıyorsunuz siz bakın işinize, yürüyün gidin lan, sizemi soracağım şerefsizler” uslubü tartışmaya yeni bir boyut kazandırmıştı.
Kafamdaki filler: “Konuşmalarına dikkat etmesi gerektiğini anlatmaya çalışanlar, muavinin ise umursamaz tavrı, pasosunu almaya çalışan adamın ağlayışı, muavinin birsürü laf üzerine pasoyu geri verişi ve adamı yanlış yerde indirmeye çalışması...” şeklinde yol alıyorlardı...
Gazını alamayan muavin kendi kendine küfür etmeye devam ediyordu. Şoförün onu “sen hemen sinirleniyorsun bırak gitsin adam” tarzındaki konuşmalarına aldırışsız şekilde devam ediyor, ayrıca anlamayalım diye Türkçe başladığı cümleleri sinirlendiği noktada Kürtçe bitiriyordu. Yüzüne “bu ne şimdi?, sus artık” içimden dışıma doğru bir çığlık gibi, dikkatli dikkatli bakıyordum ama anlamadığındanda adım gibi emindim.
Dipnot: (Buradaki durum bana Türkçe bildiği halde sıkıştığı noktalarda Kürtçe konuşmaya çalışan insan ile Almanya’dan gelen misafir çocukların sizin yanınızdayken hava olsun diye (gizli kapaklı) Almanca konuşmasından farklı bir duygu hissettirmiyordu).
Uykusuzdum... Öğleden sonra işe gitmeliydim...
Felakete dönen bir baş ağrısına doğru yol alıyordum... En yakın durakta “birdaha binmemek üzere” (temenni) inmek istedim...
Peki bitmişmiydi?
Otobüsten inerken aynı otobüste bulunduğum apaçi tarafından “iyi günler hanfendi...” cümlesiyle bitmeyen başka bir "500T" yolculuğuna çıkmıştım...
Dip not: Dönüşte yine kullandığım“alınyazım”, “kara sevdam” (insan belli süreden sonra bütünleşiyor) 500T’de dinlediği müziğin sesini “neden siz de dinlemeyesiniz?” mantığı ile dışarıyada dinleten yurdum apaçisi, bağıra bağıra şarkıya eşlik ediyordu...
Hiç bitmeyecekti biliyorum!
Bu olaylar basit gibi gözüksede sadece yaşananlardan birkaçı...
Yolunuz umarım 500T’ye düşmez ama olurda düşerse...
500T’ye binerken nelere dikkat etmeli insan sıralayalım;
- Otobüs hareket halinde yolcu aldığı için superman sertifikası ya da kanat
- Havasız olacağı için gaz maskesi
- Ezeceklere karşı çelik yelek
- Ezilenleri kaldırmak için spatula
- Yer kapmak için hız motoru
- İnerken yol açmak için asfalt düzleyici
- Küfür ve gürültü için kulak tıkacı
- Koca memeli teyzelere karşı toplu iğne
- Kokanlara karşı soğuk geri dönüşüm kutusu
- Kısa süreli “Apaçi ve kıro” anlama sözlüğü
...uzar gider bu liste...
Son olarak olur da siz de bir gün “500T” yolculuğunda aklınıza bile gelmeyecek olaylara şahit olursanız yüksek sesle “Tool- .Sober” dinleyip bir saniye bile olsa“Nirvana”ya bir “bakıp çıkacaktım” şeklinde el sallamayı unutmayın.
Zaten başka türlüsü kurtarmaz :)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder