Bazı insanlar vardır hani nadiren görüşürsünüz ama o kadar içinize sinmiştir ki o insan, en yakın arkadaşlarınızdan daha yakın olmuştur aslında... Aylar sonra görüştüğünüzde bile muhabbet muhabbeti açar, 'anlatacak ne çok konu var' diye düşünürsünüz. Bu durumu hissediyor olmak bile mutlu eder sizi... Günlerden bir gün bu duruma nazaran farkettiğim bir gerçek daha vardı ki... Uzun süredir bir ilişkisi (sevgili, yar, yaren) olmayan arkadaşımla sohbet sırasında, ‘aslında bir ilişki yaşamanın illa gereksinim olmadığından, bu konuya ayrılacak zamanın özveri istediğinden ve ancak o sorumluluğu hissederse bir ilişki yaşamak isteğinden ve yaşanmasa da bunun için bir ‘arayış’ içerisinde olmamasının özgüveninden bahsederken bulduk kendimizi.
Kafamda; Sosyal medya sayfalarında ‘başlamadan bitti’ mantığı ile 5 dakikada bir ilişki durumunu değiştiren, onsuz ölürüm mantığı ile ‘bağımlı ilişki’yi kendine giydiren, yanlız kalırım düşünce ile kendini ilişkiden ilişkiye sürükleyen insanlar olup çıktığımızı düşürken, onun hayata dair bir 'ilişki telaşı'nın olmaması çokca hoşuma gitmişti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder